Şişte yanar asgari ücretlide! Nas böyle emrediyor diye faizi düşürüp enflasyonu azdıran akıl, vatandaşı inim inim inletiyor. Sonra da ücretleri arttırıp onunla övünüyor.
Böyle sahtekarlık görülmedi. Yapılan araştırmalara göre ürün fiyatlarının çoğu son 3 yılda yüzde binin üzerinde, yani en az 10 katı arttı. Bu artış özellikle sebze ve meyvede, temel gıda maddelerinde, temizlik malzemelerinde yaşandı. TÜİK bu artışları daha düşük göstererek, ücretle çalışanların ve emekli olanların elde edecekleri gelirleri çaldı.
Tüketim maddelerinde böylesine artış olurken, 2 yılda asgari ücrete 5 ayda bir zam yapıldı. Yaptıkları bu zammın fiyat artışlarına yetişmesi mümkün olmadı. Şimdi de 2024 için asgari ücrete 1 sefer zam yaptılar. Asgari ücreti 17.002 TL’ye çıkarmak, hele bunu yeterli bulmak akıl alır iş değildir.
2024 yılında enflasyonu zaptedeceklermiş. Nasıl olacak bu? Ocak ayının girmesi ile vergi ve cezalarda yüzde 50’nin üzerinde artış yaşanacak. Akaryakıta da vergi zammı gelecek. Hatta bugün geldi ve mazotun litre fiyatı 40 lirayı aştı. Aynı şekilde sigaraya ve içkiye de vergi zammı geldi. Dolayısıyla her ürünün fiyatı yıl boyunca artmaya devam edecek. Asgari ücreti gerekçe gösterip, Aralık başı ile birlikte ürün etiketleri zaten zamlanmıştı. 17.002 TL açıklanınca o gece bütün perakendeciler sabaha kadar uyumadı. Ürün fiyatlarında en az yüzde 20 oranında artış yaptılar.
Aynı durum Ocak ayında da yaşanıyor. Arkasından Ramazan ayı gelecek. Bir zam dalgası daha tüketiciyi vuracak. Ramazan berekettir diyorlar ama bu bereket nedense sadece esnafın başına yağıyor. Asgari ücretlinin maaşına yansımıyor.
Ürünlere yapılan bu zamlar yıl boyu devam ederken, asgari ücretlinin maaşı yıl sonuna kadar aynı kalacak. Taa 1 Ocak 2025’e kadar. Ve enflasyon canavarı maaşla geçinen tüm kesimleri yutacak.
Defalarca vurguladım ve yazdım. Fiyat artışlarını, fahiş zamları durdurmak için toplantılar yapmak, konuşmak yetmez. Asıl yapılması gereken bir ürünün üreticiden başlayarak, perakende satışına kadar tüm süreci denetlemeleri. Bu süreçte yer alan bütün kesimlerin kar oranlarını incelemek lazımdır. Bugün yaşanan enflasyonist ortamda, özellikle son satıcı yüzde 25-30 kara kanaat etmiyor. Yüzde 100’ün üstünde kar ederek, asıl ipi vatandaşın üzerine yıkıyorlar. Denetim yapmadan fahiş fiyatları, enflasyon artışını durdurmak mümkün değildir. Tabi bunu yapmak için AKP ve Erdoğan’ın oy deposu olarak gördüğü kesimden vazgeçmesi gerekir. Görünen o ki böyle bir niyetleri yok.





