Yargıtay’ın AYM’nin Can Atalay kararına uymaması sonucu ülkede adeta bir kaos, darbe ortamı yaşanmaya başlamıştı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 4-5 üyesi ve Yargıtay Başkanı, mevcut siyasi iklime tabi olmuşlar ve bu kaosu yaratmışlardır.
Avukatlarının başvurusu üzerine AYM yeni bir Can Atalay kararı almış ve tekrar hak ihlaline uğradığını gerekçeleriyle açıklamıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu 2.karara da uymamış AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok demiştir. Anlayacağınız Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin 5 üyesi, siyasi iktidarın düşüncesine uymuş ve 2.kez Anayasal suç işlemiştir.
Neden Anayasal suç diyorum; çünkü Anayasa’nın 153.maddesine göre; AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Anayasa’nın 158.maddesi de yüksek yargı organları arasında bir uyuşmazlık olursa, AYM’nin kararı geçerli olur şeklinde düzenlenmiştir.
**
Yargıtay’ın kararı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Danışmanı Murat Uçum yargıda kriz yok, AYM’nin yarattığı bir çekişme var diye konuştu. AKP’li Adalet Bakanı ise Yargıtay 3.Dairesini kararını, kesinleşmiş bir karar olarak değerlendiriyor. Yargıtay Başkanı da AYM ile aramızda derin görüş ağırlığı var diyor.
Yani AKP’li yetkililer Yargıtay 3.Ceza Dairesinin, Saray’ın emri ile verdikleri kararı meşrulaştırıyor, Halkın temsilcisi olan TBMM’nin iradesine ket vurmaya çalışıyorlar. Kararın TBMM’de okunması halinde, sadece Can Atalay’ın milletvekilliği düşmeyecek, halkımızın iradesi de yok sayılmış olacaktır.
**
Bu arada Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu AYM kararına uymayan hakimler hakkında Adalet Bakanlığına başvurdular.
CHP dosyayı Yargıtay’a gönderen İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Üyeleri hakkında HSK’ya başvurdu. Yargıtay 3.Ceza Dairesi üyeleri hakkında da görevden çekilmelerini isteyen dilekçesini de Yargıtay 1.Başkanlar kuruluna verdi.
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce yaşananları, Yargı AKP ve Erdoğan’ın sopası haline geldi şeklinde değerlendiriyor.
MHP Genel Başkanı ise Hilafet çağrılarına ve AYM kararına uymayan Yargıtay kararı konusunda, Türkiye bir hukuk devletidir yorumunu yapmıştır. İnsanın sorası geliyor; sahiden mi?
**
Yaratılan kaosun amacı yeni bir Anayasa’yı halkımıza, TBMM’ye ve diğer siyasi partilere dayatmaktır. Böylece tek adamcı yapıyı Anayasa’ya sokmaya çalışacaklar. Suud Ailesinin Suudi Arabistan’da hüküm sürmesi gibi Erdoğan ailesinin de Türkiye’de hüküm sürmesini planlıyorlar. İstedikleri yapı, rejim elbette hilafet düzeni olacaktır. Boşuna hilafet yanlılarını kaşıyarak, sokağa döküp bağırmalarını sağlamıyorlar. Bunlar organize işler!
Daha önce de vurgulamıştım, yine söylüyorum; biz var oldukça başaramayacaklar.





