Bir kişi bir siyasi partiye siyasi görüşüne uygun olduğu, ideolojisi ve dünya görüşüne yakın olduğu, parti ilkelerini ve politikalarını kabul ettiği için girer. Bu yolla halkına ve ülkesine hizmet etmeyi amaçlar.
Parti içi demokrasinin el verdiği ölçüde görüşlerini savunur, bunun için üst yönetimlerde görev almak için çalışabilir. Kendisine yanlış gelen ve aykırı olan politika ve uygulamalara karşı çıkar. Bunları dile getirir. Kendine yakın düşüncelerde olan kişilerle bir araya gelir, parti içerisinde mücadele eder.
Kimi genç yaşta partiye girer, kimi 40 yıl mücadele eder ve bu süreçte halkın ve ülkenin menfaatine olan politikaların geliştirilmesine katkıda bulunur. Hiç bir şekilde kendi kişisel menfaatleri doğrultusunda hareket etmez.
Taaa ki…
**
Kibir mi desem, kişisel çıkar mı desem bilemedim. Bugüne kadar CHP’de parti içi demokrasi var diyen bazı isimler, ki bunlar koca koca adamlar, istedikleri olmayınca, belediye başkanlığına aday gösterilmeyince yönetime kin kusuyor ve partiden istifa ediyorlar.
Kendilerine göre gerekçe üretiyorlar. Sevdiğim ve önemli gördüğüm bir ismin 40 yıldır CHP’li olduğunu söyleyen Gürsel Tekin’in açıklamalarına bakın: CHP Atatürkçü ve sosyal demokrat kimliğinden uzaklaştı. Liyakat ve ehliyetin olmadığı, hemşericilik gibi ilişkilerle makam ve mevkilerin dağıtıldığı… İdeoloji, ilke ve düşünce ile oluşan yoldaşlık ruhu yerine ahbap- çavuş, eş, dost, akraba ilişkilerinin belirleyici olduğu bir parti haline geldi… diyor.
Gürsel Tekin daha neler diyor neler. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na destek olmayacağını dahi belirtiyor. Yahu bu ne öfke, bu ne kızgınlık. CHP kaybederse yaptığı AKP’ye hizmetten başka nir şey değildir.
Diğer istifa edenlerin ne dedikleri pek önemli değil. Çünkü hepsi istedikleri yerlerde belediye başkanlığına aday gösterilseydi sorun yoktu. Mesela Gürsel Tekin Kadıköy veya Esenyurt adayı yapılsaydı, bu eleştirilerin hiç birini dile getirmeyecekti. Suçladığı parti yönetimiyle çalışmaya devam edecekti. Yalan mı?
Adama sorarlar; madem partide bu sorunların varlığını biliyordun, neden belediye başkanlığına aday olmak istedin? Gösterilmeyince hangi sebeple istifa ettin?
Diğer partilerde böyle bir durum pek görülmez. Çünkü oralarda parti içi demokrasi yoktur. CHP’de ise beğenmemekte parti içi demokrasi vardır. Dolayısıyla parti politikaları ve tercihleri açık olarak eleştirilebilir ve protesto edilebilir. Hatta adayların bir bölümü yanlış belirlense bile! Yaşananlar bunun göstergesidir.
Hal böyleyken parti yönetimini bu konularda eleştirmek, suç atmak mümkünken, partiden istifa etmek ve kalıp gerekli mücadeleyi vermemek yanlış bir pozisyon almak demektir.
Benim derdim kimseye akıl vermek değil, düşüncelerimi ortaya koymaktır.





