NATO mermer, NATO kafa bunlar…
Demek yetmez. Uyguladıkları politikalar, ancak emperyalizme hizmet olarak izah edilebilir.
**
İç politikada ABD’ye Batılı ülkelere atıp tutacaksın ama dış politikada bunun aksini yapacaksın. Halk nasıl olsa anlamayacak, daha doğrusu duymayacak. Çünkü medyanın yüzde 95’ini kontrol ediyorsun.
Bir taraftan PKK terörünü lanetleyeceksin diğer taraftan PKK’yı destekleyip besleyen ABD’ye ses çıkarmayacaksın.
ABD ve Batılı ülkeler PKK ve PYD’ye maddi yardım eğitim ve barınma ihtiyacı sağlayacak, örgütü Türkiye’ye karşı koç başı gibi kullanacak ve sen bunu görmezden geleceksin.
Ama halkımıza bu politikaları farklı anlatacaksın.
**
ABD’nin PKK ve benzer örgütlere net olarak yardım ettiği biliniyor. Bunu zaten kendileri açıklıyor. Ancak AKP ve Erdoğan bu duruma rağmen, ABD’ye karşı net bir tutum takınmıyor. Bu bağlamda PKK’ya besleyen ve destekleyen, sınırları içerisinde faliyetlerine imkan sağlayan ve barındıran ülkelere de ses çıkarmayacaksın.
Bu ülkeler genelde Baltık ülkeleridir. Bugünlerlede de gündemde olan ise İsveç’tir.
Batı, yani emperyalist ülkeler kendi durumlarını ve geleceklerini korumak için Finlandiya ve İsveç’i NATO şemsiyesi altına almak istiyor. ( Bu arada Ukrayna Rusya Savaşı’da bu bağlamda değerlendirilebilir. Burada Batı’nın Ukrayna yönetimini nasıl savaşa teşvik ettiğini ve aldattığını hatırlayın)
ABD’nin baskısına rağmen Erdoğan dik duruyor gibi göründü en azından iç politikaya böyle yansıdı. İsveç’ten bazı teröristlerin iadesini talep etti. Ama ummadığı bir durumla karşılaştı. İsveç’te Kuran yakma eylemleri başladı. Hatta Erdoğan’ın kuklasını bile yaktılar.
Erdoğan İsveç’e önce net bir dille hayır derken, ABD’nin baskısıyla topu sonra TBMM’nin kucağına attı. Güya İsveç Anayasası’nda yaptığı değişiklikle, PKK gibi örgütlerin faaliyetlerini sınırlamış.
Yani yerseniz! Dünkü İsveç’le bugünkü arasında hiç bir fark yoktur.
**
Gelelim sonuca; ilgili meclis komisyonunda İsveç’in NATO’ya üye olması görüşüldü ve kabul edildi. Bu oylamada AKP, MHP ile birlikte CHP’de evet oyu verdi. CHP’lilerin bugünlerde eleştirdiği İYİ Parti ve Saadet Partili üyeler ise dik durarak hayır oyu kullandı. DEM Parti ise beklenildiği gibi oylamaya katılmadı.
Erdoğan’a ne oldu da hangi pazarlıkları yaptı da İsveç’in NATO üyeliğine ses çıkarmadı? Bu durumu Erdoğan halka izah etmelidir. Bunun CHP gündeme taşımalıdır diyeceğim ama CHP’de AKP ile aynı kararın altına imza atmıştır. CHP bu imzayı hangi sebeplerle attığını halka açıklamalıdır. ABD’nin burada bir rolü var mıdır?
Son olarak şunu söyleyeyim; sadece Erdoğan’ı eleştirmek yetmez. CHP’nin NATO yanlısı tutumu ve İsveç’i destekleyen tutumu da izaha muhtaçtır. Umarım konu genel kurulda görüşülürken, bütün partilerin yöneticileri aklını başına alır.
İnşallah bu konuda Macaristan’ın eline kalmayız. Çünkü NATO’ya bir ülkenin girmesi için tüm üye ülkelerin onayı gerekiyor.
**
Kahrolsun emperyalistler ve uşakları





