Bütün dünya karbon salınımı sonucu küresel ısınma konusunda, insan ve çevre kısacası tüm yaşam için farkındalık yaratmaya çaba gösterirken; bunun için fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye dönerken; ülkemizde yaşanan siyasal olaylar ve hengameler esnasında konu pek gündemde yer alamıyor. Siyasetçiler ve özellikle yandaş medya bu konuyu görmezden geliyor. Sanki insan ve çevre yaşamı konusunda olumsuzluklar yaşanmıyormuş gibi yapıyorlar.
**
Ülkemizin pek çok noktasında çevre felaketleri yaşanıyor. Kimi bölgelerde maden çıkarmak için ormanlar yok ediliyor ve binlerce ağaç kesiliyor, kimi bölgesinde güzelim sahiller betona boğuluyor, kimi bölgesinde de yeni termik santraller ve onların yakıt ihtiyacı için çevre katliamı yapılıyor. Halkımızın sağlığı ve yabani hayat tehlikeye atılıyor.
Bölgelerin çoğunda halk ayakta. Yaşadıkları coğrafyayı havayı ve suyu, yabani hayatı, kendi sağlıklarını ve çocuklarını korumak için tepki gösteriyorlar. Bunun için zaman zaman yargıya başvuruyorlar. Bütün bu yaşananlara karşın Erdoğan ve avaneleri vahşi bir şekilde insan sağlığına ve doğaya saldırmaya devam ediyor. Çoğu bölgelerde CHP milletvekilleri, parti örgütleri, diğer muhalefet partileri halkla birlikte hareket ederken, onları imrenerek izliyorum.
**
Bu mücadele ruhuna imrenirken, siyasetçilerinde buna katılmasına hayranlık duyuyorum. Neden diyeceksiniz; çünkü bizim bölmemizde Zonguldak’ta kömürlü termik santrallerin karbon salınımı, kimyasal atıkları sebebiyle çevrenin kirlenmesi, insanların sağlığını ve hayatını kaybetmesine rağmen, özellikle CHP’li vekillerin sessiz kalması zoruma gidiyor. Benim gibi düşünenlerin AKP milletvekillerinden çevre ve insan sağlığı konusunda mücadele beklentileri yoktur. Onlar ancak Meclis’te aldıkları emirle parmak kaldırırlar.
Zonguldak’ta özel sektöre ait 3000 megavatın üzerinde üretim gücü olan 2 termik santral var. Bu santrallerden birinin yönetimi halkın algısını santrallar lehine çevirmek, halkı aldatmak için ramazan ayında alışveriş çeki dağıttı. 65 yaş üstü ve engelli vatandaşlara 2 bin tl’lik alışveriş çeki verildi.
Peki halkın algısını değiştirebildiler mi?
**
Bu algı konusunda düşünülenden daha başarılılar. Kulaklarımla duydum; halkın sağlığını bozan, ölümlere sebep olan, bölgede kanser vakalarının artmasına sebep olan bu santraller için iyi şeyler konuşuluyor. Ben bu durum için bölge halkını suçlamam. Onları 2 bin TL’ye muhtaç hale sokan fakir fukara olmalarına sebep olan AKP iktidarını suçlarım. Halkı termik santrallerin zararları konusunda uyarmayan, halkta gerekli bilinci oluşturmayan siyasetçileri,ilgili STK’ları, akademisyenleri, belediyeleri ve yerel medyayı suçlarım. ( çünkü bütün bu gruplar termik santrallerin çevreye ve halkın sağlığına verdiği zararları çok iyi bilmelerine rağmen susuyorlar. Susmalarının sebebi nedir diye sorarsanız çok açık bir şekilde söylerim. Pek çoğu besleme durumundalar. Özetle bu konularda işlenen suçları görmezden geldikleri işin suçlular.
**
Bu arada iklim konusunda Türkiye’de bir gelişme yaşandı.AKP’nin Meclise gönderdiği iklim kanunu ile sanırsınız ki fosil yakıta, karbon salınımına karşı bir düzenleme getiriliyor. 0 atık diye reklamını yaptıkları sera gazlarını sonlandırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarını arttırmayı kapsamıyor. Adamların çevre kirliliğinden anladığı naylon torba ve pet şişelerin toplanmasıdır. Anlayacağınız kanun teklifi hikayedir.
Bu konu mecliste muhalefet milletvekillerinin tepkisiyle karşılanınca kanun teklifi geri çekildi. İleride yeni bir çalışmayla tekrar meclis gündemine gelecek.
**
Güzelim memleketimize yazık etmeyin ağalar der ve onları tekrar tekrar uyarırım.





