Ben Fenerbahçeli değilim. Her takımın taraftarına olduğu gibi Fenerbahçe taraftarına da saygım var. Dolayısıyla bu yazıyı yazarken niyetim kimsenin kalbini kırmak değildir. Herkesin bildiği ama yazmadığı gerçekleri ve iddiaları ortaya koymaktır.
**
Ama Fenerbahçeli bazı yöneticilerin adının şike olaylarına karışması sebebiyle, onları antipatik buluyorum. Son başkanlık seçimlerinde aday olan Aziz Yıldırım’dan hiç haz etmem. Geçmişte Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığından aldığı ihalelerde usülsüzlük yaptığını, dönemin Fenerbahçe Başkan Yardımcısı Nihat Özdemir’in o gün ki Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’la görüşerek Yıldırım’ı kurtardığı, o günlerde gazeteler çokça yazıyordu.
Ayrıca maçlarda şike yaptığı, şikenin belgelendiği, ancak kanıtların mahkeme kararı olmadan toplandığı için paçayı kurtardığı da biliniyor. Hatta o dönem beraat etti bile denilmişti. Aslında beraat etmedi. Şimdilerde kendi isteğiyle yemiden yargılanarak beraat etmeye çalışıyor.
Şike iddiaları ile ilgili FETÖ’nün kendisine ve Fenerbahçe’ye kumpas kurduğunu söylüyor. Eğer o dönem FETÖ ortaya çıkmasa bu davalardan paçayı kurtaramazdı. Emimim bu haberler hatırlayanınız vardır. Her şey arşivlerde internette kayıt altında. Doğrulamak isteyen, merak eden, inanmayan araştırabilir.
**
Aziz Yıldırım 6 yıllık aradan sonra, başarısız dediği Ali Koç’a karşı aday oldu ve kaybetti. Benim konum aday olduktan sonra, seçimlerden önce yaptığı bazı açıklamalardır. Ali Koç’un yönetim listesinde yer alan Acun Ilıcalı ile ilgili iddiaları yenilir yutulur cinsten değildir. Acun Ilıcalı bu olaydan zarar görmesine, karizmasının çizilmesine rağmen iddialara cevap veremedi. Nasıl versin!
Acun Ilıcalı’nın hemşerilik sebebiyle eskiden beri Fettullah Gülen ile bağlantılı olduğu, televizyon programı yaparken bu sayede televizyon sahibi olduğu, 15 Temmuzdan sonra bazı FETÖ’cüleri uçakla yurtdılına kaçırdığı, ABD’de onlara pasaport sağladığı iddiaları ortada duruyor. Anlaşılmaz bir sebeple kimse Ilıcalı’nın ve onunla ilgili iddiaların üzerine gitmiyor, gidemiyor. Demek ki siyasi bağlantıları güçlü.
Ayrıca Adnan Hoca denilen sapık tarikat lideri ile de bir bağı olduğu, zengin çocuklarını tarikata soktuğu, tanıştırdığı iddiaları da gırla gidiyor.
Böyle bir kişinin Fenerbahçe başkanı Ali Koç’la tanışması ve yönetimine girmesi garipseniyor. Çünkü geçmiş yıllarda bir futbolcunun transferine karıştığı için Ali Koç’tan fırça yemesi ekranlara yansımıştı.
Ülkeyi yönetenlerin kimler olduğu belli. Ortaya çıkan karmaşık ilişkiler bilinirken, ben yaşananları hiç tuhaf bulmuyorum.





