AKP iktidarı ve Erdoğan’ın süslü laflarından halk bıktı. Fiyatlar aşırı artarken halkın geliri sabit kaldığı için elbette hayat pahalılığı hat safhada yaşanıyor. Zaten maliye bakanı da bunu açıkça söylüyor. Para sıkılaştırmasından bahsediyor.
Para sıkılaştırması nedir? Halkın gelirinin fiyatlardan daha az artmasıdır. Yani halkın gelirinin düşük kalması, satın alma gücünün azalmasıdır. Bireylerin banka kredilerine bile ulaşamamasıdır. Bunun sonucu da çalışana ve emekliye az zam, banka kredilerinde faizlerde yüksek artış yapılmaktadır. Halen bugün yaşadığımız gerçek budur.
**
Ülkemizde hayat pahalılığı sürekli yaşanırken son 3 senede aşırı fiyat artışları gözlemlenmektedir. Hele son 1,5 senede olanlar dar gelirlinin belini yere yapıştırmıştır. 6 aylık periyodlarla zam alan çalışanlar (ki bazıları yolda 1 alıyor) ve emekliler, böyle bir süreçte aşırı artan fiyatlarla baş edemiyor. Ya aldığını taneyle veya gramla alıyor ya da o ihtiyacını almaktan vazgeçiyor.
Fiyatlar son 3 yılda 10-15 kat arttı. Eski yazılarıma bakarak, bunu rahatlıkla ifade edebiliyorum. Çocukları bir şey isteyince özellikle gofret ve çikolata (sağlık olarak çok uygun ürünler olmasalar da çocuklar bu ürünleri istiyor) alamayan anne babaların marketlerdeki halini görünce, inanın içim cız ediyor ama ne çare. Umarım Erdoğan’ın içi rahattır.
**
Yandaş medya 3-4 ay öncesinden asgari ücretin, diğer çalışanların ve emeklilerin 1 Ocak 2024’te alacağı zamları her gün yazıyor, çiziyor. Kaç aydır yandaş medyada bu haberlerden geçilmiyor. İnanın 1 Ocak 2024’e gelmeden, piyasayı yeni zam dalgaları vurmaya başladı. Bu tür bir kaç zam dalgası daha göreceğiz. Çünkü ramazan ayı da yaklaşmaya başladı.
Aşırı fiyatlara dur diyeceğiz. Fahiş fiyat artışı yapanları cezalandıracağız. Fiyatlarla mücadele kurumu da toplandı demekle, halka süslü laflar söylemekle enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele olmaz.
Geçen gün yerel bir zincir marketin içinde fiyatlara bakarken, market işletmecisinin kendisine fiyatlar yüksek diyen bir tanıdığına, ne yapalım kardeşim enflasyon var demesini duyunca, inanın çok şaşırmadım. Çünkü cevabı cahilceydi.
Aşırı fiyatlarla mücadelenin yolu tüm sektörlerde çoklu denetim yapmaktan geçer. İktidarın elinde on binlerce devlet memuru var. Bir kaç kez üreticilerin maliyetlerine ve satış fiyatlarını kontrol etseler bir kaç kez perakendecilerin alış ve satış fiyatlarını denetleseler, aslında hayat pahalılığı sorununun kısa süreçte önüne geçerler.
Yalansa yalan desinler.





