Bir taraftan AKP ve Erdoğan’ın yarattığı ekonomik sorunlar ve diğer sorunlar, diğer taraftan 8 milyon sığınmacının etkisi ile toplumun yapısı bozuluyor. Daha doğrusu planlı bir şekilde bozulmaya çalışılıyor. Bu tespit bana ait değil. Gazetelerde çıkan haberler ve uzaman görüşleri bu yönde. Çevremize baktığımızda ve yaşanan olayları irdelediğimizde bu görüşe katılmamak mümkün değil.
**
Pek yorum yapmadan, 19.12.2023 tarihinde gazetelerde yer alan bazı haberleri aktarmak istiyorum.
Bankalar birliğinin açıklamasına göre; 2023’te 1,1 milyon kişi daha bankaların takibine düştü. Zaten 1,8 milyon kişi bankaların takibindeydi. Varlık yönetim şirketlerine borcu satılan 2,1 milyon kişi var. Bütün bunların haricinde 39,3 milyon kişinin bankalara borcu bulunuyor.
İcra dosyalarının sayısı geçen yıla göre yüzde 59 artmış ve 21,8 milyona ulaşmış.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının meclisteki bütçe görüşmelerinde açıkladığına göre; 4,4 milyon haneye yani 17,6 milyon kişiye yoksulluk yardımı yapılıyor. Tabi bu yardımlar AKP örgütleri aracılığı ile dağıtılıyor. CHP gelirse bu yardımlar kesilir diyerek, yardım alan vatandaşların oyu garanti altına alınmaya çalışılıyor.
Merkez Bankası Başkanının 300 bin TL’lik geliriyle, İstanbul’da kiralık ev bulamadığı haberlerini duyuyoruz. Bu bağlamda İstanbul’da 10 bin TL’nin altında kiralık ev bulunmadığını da vurgulayalım. Kiralar böylesine artarken; TÜİK’in açıkladığı resmî enflasyon bu yıl yüzde 65 seviyesinde. ENAK’a göre bu oran yüzde 120’den aşağı değil.
**
Bir başka haberde ise bir YouTube kanalının röportaj yaptığını ve bir akademisyenin bu röportaj katıldığını okuyoruz. Akademisyen notunu veriyor; hayat pahalılığının toplumsal etkisi sonucu ülkemizde sosyal çürüme var diyor. İlerde ekonomik sorunlar çözülür ama toplumdaki bozulma kalır ifadelerini kullanıyor.
Zannetmeyin ki bu çürüme ağaç çürümesine benzer. Toplum öylesine çaresiz ki; geliri olmadığı veya yetmediği için toplumda hırsızlık ahlaksızlık olayları artıyor. Bunun sonucu toplum bir günde değil ama belli bir sürede çürüyor, bozuluyor. Ve ahlaki yozlaşma sonucu toplum, toplum olmaktan çıkıyor.
**
Peki bu yaşanan olumsuzlukların sorumlusu kim? Diyeceksiniz ki AKP ve Erdoğan. Bence cevap yetersiz! Bakın çareyi nerelerde arıyorlar?!
Milli Eğitim Bakanı Bütçe konuşmasında tarikatlarla okulda iş birliği yapmalarını savundu. Hem de Atatürk’ün kurucusu olduğu TBMM çatısı altında. STK olarak sundukları bu tarikatlarla 10 protokol yapıldığını açıkladı.
Neymiş; tarikatlar çocukların dağlara çıkmasını engelliyormuş. Yıllarca FETÖ ile yol yürüdüler ve gençlerimizin zehirlenmesine sebep oldular. Yarı yolda kalkışma yaşadılar ama bu olaydan halen ders çıkarmamışlar.
**
Gelde kazanamayacak adaya kızma!





