Milletimiz öyle bir millettirki yok edileceği düşünülen dönemde, Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı kazanmış ve yeni bir devlet, Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Geçen zaman diliminde bazı yol kazaları yaşasa bile, halen içinde mücadele ruhu vardır.
**
Önde ülke içinde, Kayseri’de Suriyeli bir göçmenin küçük bir kız çocuğuna istismarda bulunması halkı galyana getirmeye yetti. Başını Bozkurt işareti yapan grupların çektiği gösteriler pek çok ile yayıldı. Suriyeli göçmenlerin evlerine ve arabalarına saldırılar oldu. Olaylara yayın yasağı getirildiği için kimse daha detaylı bir bilgiye sahip değil.
Aynı zaman diliminde Suriye’nin kuzeyinde, askerimizin hakim olduğu şehirlerde Türkiye’den giden kamyonlara, askeri binalara ve Türk bayrağına saldırılar yapıldı. AKP iktidarının halkımızın parasıyla beslediği Özgür Suriye Ordusu militanları bu saldırıları gerçekleştirdi. Ama bunların radikal İslamcılardan oluşturulan ÖSO’num değil, PKK/PYD’li militanların yaptığı açıklandı.
Suriye’deki olayların sebebi olarak Kayseri’de başlayan Suriyeli göçmenlere yapılan etlemler olduğu iddia edildi.
**
Halbuki gerçek böyle değil. AKP Genel Başkanı ve Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Esad’la görüşebileceklerini açıklaması üzerine Erdopan’ın Suriye’de beslediği ve desteklediği gruplar Türklere ait her şeye karşı saldırıya geçtiler. Çünkü Erdoğan’ın kendilerini Esad’a satacağını düşündüler.
Satar mı? Ben bilmem! Ama Erdoğan’ın Esad’la görüşmesi geçen yılda gündeme gelmiş ve aynı gruplar Türkiye’ye ait ne varsa hepsine karşı saldırılar yapmıştı.
**
Erdoğan ve avanesi Türkiye’de yapılan eylemlerin provakasyon olduğunu iddia ettiler. Erdoğan muhalefetin zehirli dili sebebiyle bu vandallıklar yaşandı dedi. İletişim Başkanlığı Türkiye düşmanı unsurların, kamu düzenini test etmeye yönelik eylemler olduğunu değerlendirdi. Kimi AKP’liler Türkiye’nin huzurunu bozmaya çalılan provokatörler, bu eylemleri teşvik ediyor ifadelerini kullandı.
Ama hiç biri Türk halkının göçmenler sebebiyle yaşadığı olumsuzluklara, AKP ve Erdoğan’ın yanlış dış politikaları sonucu göçmenlerin ülkemize dolmasına karşı harekete geçtiğini söyleyemediler, zaten söyleyemezler. Çünkü her şey ortada. Göçmenler ülkemizin demografik yapısı yanında yaşam ve kültürünü bozuyor. Din anlayışını etkiliyor.
Hazır Esad’la görüşme çağrıları yapılırken, göçmenleri geri gönderme konusuda masada olmalıdır. AKP iktidarı göçmenleri AB’ye karşı silah olarak kullanma yerine, Suriyeli göçmenler dışında Afgan göçmenleri de sınır dışı etmenin yollarını da bulmalıdır. Yoksa işler daha kötüye gidebilir.
**
Erdoğan her zaman olduğu gibi suçu muhalefete atıyor. Daha önce hAlkı ayrıştıran, örekileştiren politikalar izleyen Erdoğan, çıktı biz böyle politikalar izlemeyiz, muhalefet yapıyor dedi. Şimdi de göçmenler konusunda muhalefet zehirli dil kullanıyor ve halkı galeyana getiriyor diyor.
Türkiye’de 15 milyona vardığı söylenen göçmenler artık milletin sinir uçlarına, fay hatlarına dokunuyor, çok etkiliyor. Erdoğan’ın bir kaç milyar Euro uğruna Suriyeli ve diğer göçmenlerden kurtarmasının, korumasının ve ülkemizi göçmen deposu haline getiren politikalara son vermesinin zamanı gelmişte geçiyor. Bunu sağlamamın yolu Esad’la masaya oturarak, önce Suriyeli göçmenlerin kısa bir sürede ülkelerine dönmesinin sağlanmasıdır.
Bunu istemenin ideolojik bir tarafı yoktur. Gerekçesi halkımızın her türlü çıkarına olmasıdır.
**
Sonuç olarak; sadece göçmenler konusu değil iktidarda kalmak isteyen AKP’nin çıkarları ile uymamaktadır. Çatışmaktadır. Bunu gidermenin yolu bir erken seçimdir.
Milletimiz, millet olmaktan kaynaklanan refleksini, tepkisini gösterirse; iktidar kaçacak delik arar.





