TÜİK yine yalanlara sarıldı. Aylardır 0,1 -0,2 puan azalttığı işsizlik oranını, şubat ayında bir önceki aya göre 0,2 puanla azalışla yüzde 8,2 olarak açıkladı. Geniş tanımlı işsizlik oranını yüzde 28,4’e, işsiz sayısını 11,4 milyona ancak yükseltti. Genç nüfusta işsizlik oranı %15’e ulaşmış. Yahu buna işsiz gençler size nasıl inansın?
Şubat ayında, kışın sonlarına doğru işsizliğin bu derece düşük çıkması anlaşılabilir değildir. Zaten işsizler arasında bir seçim anketi yapılsa, CHP açık ara birinci parti çıkar, yani iktidar olur. Ben bu durumu yıllardır yazıyorum. Mülakatla elenen bu gençler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısına uyup elbette sokağa çıkar. Sokağa çıkmalarının sebebi iş ve gelecek umutlarının kalmamasıdır. Sokağa çıkmalarının sebebi sadece işsizlik de değildir. Demokrasi açlığı ve özgürlük talebidir.
**
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Partisine, özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu‘na karşı yapılan haksız ve hukuksuz tutuklamaya karşı, halkı ve gençleri Anayasa’ya uygun olarak tepki vermek ve protesto etmek için sokağa davet etti. Bu tutuklamaları doğru bulan ve Erdoğan’dan yana tavır koyan yandaş basını ilanlarıyla destekleyen şirketleri de protesto etmeye, boykota çağırdı. Halkın ve gençlerin bu çağrılara büyük ölçüde uyduğunu gördük.
**
Gençlerin Özel’in çağrısına uyarak tepki vermelerinin, demokrasi taleplerinin sebepleri belli. Yıllardır ileri demokrasi diyerek, aslında otoriterleşen AKP iktidarına dur demek istiyorlar. Yıllardır ekonomik alandaki başarısızlıklarının sonucu ülkeyi batıran, gençleri işsiz bırakan ama mülakat oyunuyla yandaş olanlara iş veren, hatta çevresindeki radikallere birkaç maaş ödeyen, AKP iktidarını tarihe gömmek için sokakta tepkilerini gösteriyorlar, mitinglerde protesto ediyorlar.
Gençlerin bu hükümet döneminde iş bulma umudu kalmadı. Gelecek kaygısı olan gençler elbette Anayasal haklarını kullanarak sokağa çıkacaklar. Demokrasi içerisinde özgürce yaşama ve geçinme isteklerini karşılamayı arzu ediyorlar. Gelecekleri için umut ışığını CHP’de görüyorlar. Özgür Özel’in davetine icabet etmelerinin sebebi budur.
Gençlerin isteklerine cevap veremeyen AKP iktidarı, onların ileri gelenlerini, yüzlercesini tutuklayarak protestoların ve tepkilerin önünü kesmek istiyor. Çok yanlış!
**
MHP Genel Başkanı hasta yatağında gençlerin tepkilerini içine sindiremiyor. Neden mi? Siyasi dinci AKP iktidarını savunuyor da ondan. AKP iktidarının her icraatını doğru veya yasal olarak görüyor. Onun için gençlerin sokağa çıkarak halkı, Türkiye’yi uyandırmasından çekiniyor. Sokak çare değildir diyerek 15 Temmuz’u hatırlatıyor, anlaşılmaz bir şekilde çatışma olasılığını gündeme taşıyor.
Kendisini hatırlatmak isterim. 15 Temmuz’daki darbe girişimine karşı sokaktan uzak durun diye gençlere çağrıda bulunan kendisiydi. Ama Türk halkı ve Türk gençleri onu dinlemedi. Sayın Erdoğan’ın sokağa çıkın çağrısından çok önce, darbe girişimine karşı harekete geçtiler.
Demek ki neymiş; gerektiği zaman Türk halkı ve Türk gençleri demokratik ve ekonomik talepleri uğruna sokağa dökülebiliyor, iktidara karşı demokratik tepkisini gösterebiliyor.
Sakın önünde durmayın derim .





