Ülkeye, halka, Anayasa’ya karşı darbeye sadece terör örgütleri kalkışmaz. Devlet içine çöreklenmiş bazı guruplar, mesela siyasal islamcılar da böyle bir kalkışma yapabilir. Tabi buna siyasi iktidar yol verir. Nasıl olsa onlara göre amaca ulaşmak için her yok mübahtır.
**
AYM’nin TİP’li Can Atalay’ın hapiste tutulmasının hak ihlali olduğuna karar vermesi ve sonrasında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin aldığı tutum tam bir Anayasa darbesidir. TBMM’ye ve halkın iradesine karşı bir darbedir. Yargının ne kadar siyasallaştığının, siyasi iktidarın emrine girdiğinin bir göstergesidir.
Düşüncelerine karılırsınız veya katılmazsınız, Can Atalay’ın halkın oylarıyla milletvekili seçildikten sonraki durumu, ülkemizdeki mevcut yargı açısından tam bir fiyaskodur. Çünkü hem yerel mahkeme hem de Yargıtay 3. Dairesi, aldıkları kararla yürütmenin emrinde olduklarını göstermişlerdir.
Belli yerel mahkemelere AKP’lilerin atandığını bu iktidar döneminde gördük. Aynı şekilde Yargıtay’a üye seçilirken de AKP’nin etkisini biliyoruz. Bu siyasal tavır neticesinde Yargı gün geçtikçe kokuşmuştur ekranlara ve gazetelere yansıyan şikayet dilekçelerini gördük, okuduk. Uyuşturucu ve diğer suçluların nasıl serbest bırakıldığının, tutuksuz yargılandığının, haklarında takipsizlik kararı verildiğinin farkındayız. Hemde gazetecilerin tutuklandığı bu günlerde halkta yaşananların farkına varmıştır.
Ancak kokuşmuşluğun ne raddeye ulaştığını, halk son Yargıtay 3.Dairesinin kararıyla net olarak gördü. Anayasa’ya göre en yüksek yargı makamı olan AYM kararının yok sayılması ve reddedilmesi bir tarafa, kararı veren AYM üyeleri hakkında görevi kötüye kullanma gerekçesiyle suç duyurusunda da bulunulmuştur. Yani AYM kendi üyelerini yargılayacak! Öteden beri AYM’ye karşı olduğu bilinen ve yeni Anayasa önerilerinde AYM’yi kaldırmayı düşünen bu zihniyet, Yargıtay’ın kararına karşı adeta sus pus olmuştur. Çünkü istedikleri karar, pardon siyasi karar verilmiştir.
**
Mevcut Anayasa’nın 153.maddesine göre, AYM kararları bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri bağlarken; Yargıtay’ın böyle bir karar alması, siyasal iktidar sayesinde olmuştur. Bu kararla AYM değil, Yargıtay görev suçu işlemiştir.
AYM’de son Sansür Yasası’nde olduğu gibi, zaman zaman AKP iktidarı lehine karar vermektedir. Ancak kişilerin hak ve özgürlükleri ile ilgili davalarda, daha hukuka uygun kararlar almaktadır. İşte buna bile tahammülü olmayan AKP iktidarı, Yargıtay 3.Ceza Dairesi eliyle bir kez daha hukuku katletmiştir. Yasamayı olduğu gibi, Yargı’yı da tamamen tek adamın emrine vermiştir.
**
Umulur ki yaşanan bu Anayasal darbe kısa sürede ortadan kaldırılır. Yargıtay Başkanı aklını başına alır ve 3. Daire üyelerini değiştirir. Daha sonra AYM Can Atalay’la yeni bir hak ihlali kararı alır. Ve Yargıtay 3.Ceza Dairesinin yeni üyeleri bu yönde karar verirler. Bütün bunların neticesinde halk, siyasi iktidarın ve Erdoğan’ın bu ülkeye yazlık ettiğinin farkına varır.
**
Son olarak şunuda belirtmek istiyorum ki; hemen aynı gün Ana Muhalefet Partisi CHP Anayasal düzeni korumak için harekete geçerken, AKP’nin ve Cumhurbaşjanı Erdoğan’ın halen sessiz kalması çok manidardır.





