Kader oyunları devam ediyor.
Eğer yalanlara kader denirse
Aile içerisinde yaşanan kimi olaylar sebebiyle, çocuklar devlet korumasına alınıyor. Ancak bir bölümü orada da travma yaşamaya devam ediyor. Çünkü görevliler yeterince meslek erbabı değil, liyakatları hiç yok. Bütün bunların sorumlusu da onları atayan siyasi iradedir.
Kozlu Çocuk Evleri Müdürlüğü’nde çocuklarla ilgili pek çok olumsuz olay olmuş, görevliler soruşturma geçirmiş ama benzer olaylar yaşanmaya devam ediyor. Demek ki yaşananlarla ilgili hiç ders çıkarılmamış, alınması gereken tedbirler alınmamıştır.
**
Kozlu Çocuk Evleri Müdürlüğü’ne bağlı Sevgi evlerinde kalan 15 yaşındaki bir kız çocuğu, çok sayıda ilaç içerek intihara kalkıştı. Olayın olduğu cuma günü hastaneye kaldırılan çocuk, dün itibariyle taburcu olmuş ve Kozlu Çocuk Evleri Müdürlüğü’ne dönmüş.
Ancak burada sorulması gereken bazı sorular var. Kozlu Çocuk Evleri Müdürlüğü’ne bağlı bu evlerde kalan bir kız çocuğu intihar etmeyi nasıl akıl eder? İntiharın basit bir sebebi olamaz. Acaba nasıl bir travma yaşadı? Başına neler geldi? Bu durumu görevliler nasıl önceden fark edemez? Onların görevi sadece maaş almak mı? Yada çocuklara yemek vermek mi? Aynı süreçte psikolojilerini takip etmek değil mi? Yoksa bu Sevgi Evlerinde görevli psikolog yok mu?
**
Benzer olaylarla ilgili bu son olsun demekten dilimizde tüy bitti. Umarım yetkililer biran önce akıllarını başına toplar ve gereken tedbirleri alırlar. Yoksa çocuklarımızı kötü niyetlilerden koruyamayacağız. Onlar yurtta travma yaşarken toplumda bu travmaları öğrenince farklı travmalar yaşamaya devam edecek.
Bu yaşananlara da kader diyecek değilsiniz ya.






Oradakı çocuklar zaten mutlu aıle ıcınde büyüyen sağlıklı çocuklar degılkı maalesef bu toplumun en kötü yüzü ki bundan ne devlet ne kurum sorumlu tutmak mantıksız bence aılesıyle huzurla yasaması gerekırken orada kalmak zorunda bırakan aılelerıne ceza uygulanmalı.Devlete güvenip dünyaya mı getırıyorlar çocuğu