Ben bu sloganvari başlığı sadece siyasi gerekçelerle kullanmıyorum. Bu başlığı önce çalışanların durumunu, işsizlerin halini ve emeklilerin içine düşürüldü açlığı vurgulamak için kullandım.
Çalışanlar, emekçiler AKP iktidarı döneminde hep kaybettiler. Çünkü Erdoğan iktidarı hiçbir zaman emekçilerden yana olmamıştır. Hep işverenden yana çıkmıştır. Çalışırken işsiz kalanlar için oluşturulan işsizlik fonundan bile işverenler işsizlerden çok daha fazla yararlanmıştır.
Emekçiler için başta çalışma şartları, iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili düzenlemeler yeterince işletilmemektedir. Bunun sonucunda binlerce çalışan iş cinayetlerine kurban gitmektedir. Bu cinayetlerin faili olan işverenler pek ceza almazken, kamu görevlileri ufak cezalarla kurtulmaktadır. Yıllar önce Soma‘da yaşanan ve yüzlerce işçinin ölümüyle sonuçlanan cinayetlerin failleri küçük cezalarla, tabiri caizse yırtmışlardır. Onlar yaşamaya da kazanmaya da devam ederken olan ölene ve ailesi olmaktadır.
**
Diğer taraftan büyük işletmeler çalışanları sigortalılarken, çoğu küçük işletme onu dahi yapmamaktadır. AKP iktidarı bunları yeterince denetlemediği veya koruyup kollamadığı için çalışanların sigorta pirimi yatmamakta, gelecekle ilgili birikimleri iç edilmekte, işverenlerin cebinde kalmaktadır.
Çalışma şartlarını düzeltmek için öncelikle tüm çalışanların sendikalı olması ve birlikte mücadele etmesi önemlidir. Ülkemizde sigortalı çalışan sayısı net değildir. Ayrıca 15 milyon çalışanın yüzde 10-12 kadarı sendikalıdır. Bunların tamamına yakını kamuda çalışmaktadır. Özel sektör çalışanı istememektedir. Bunlara yol veren elbette AKP iktidarıdır. İşin içine yandaş sendikalar da girince, işçilerin haklarını alması tam olarak mümkün olmamaktadır.
**
İşsizlerin durumu daha vahim. Tüm masabaşı hesabıyla her ay işsizliği 0,1 - 0,2 puan düşürüyor ama insanlar gerçekte iş sahibi olamıyorlar. Zaten iş bulmaktan umudunu kesenlerde işin içine girmeyince, TÜİK Erdoğan iktidarını sanki işsizlik konusunda başarılı gibi gösteriyor.
Anlayacağınız gerçekte emekçiler ezilirken, işsizler iş bulamazken, AKP iktidarı sahte bir dünya yaratarak insanlarımızda sahte bir algı yaratmaya çalışıyor.
Aynı şekilde emekliler de az bir gelirle yaşamaya mahkum ediliyor. AKP iktidarının işçilerin, emeklilerin, ailelerin geçimi, karnının doyması gibi bir derdi yok. Zaten ülkeyi, ekonomiyi doğru yönetseler, yaratılan ekonomik pastayı eşit olarak dağıtsalar; 2024’ü emekliler yılı, 2025’e aile yılı ilan etmelerine gerek kalmazdı.
Diyeceksiniz ki ilan ettiler de ne oldu ? Görünürde birkaç küçük indirim ve yardımdan öte hiçbir şey olmadı.
**
Bütün mesele örgütlü bir toplum olmaktır. Hem işyerlerinde hem de diğer vatandaşlar arasında örgütlülük olsa, herkesin birbirinden haberdar olmasına ve yalnız olmadığını anlamasına yol açar. Böylece mücadele daha kolay olur.
Toplum örgütlü olmayınca elbette faşist yönetimi her alanda boğan baskısını arttırması kolay olur.
Şekil; Türkiye…





